Buca'da Kumpir Seferberliği: Ölen Kadın Salmonella mıydı?

Hatırlayacağınız gibi birkaç gün önce İzmir Buca'da bir kadın kumpir yediği için öldü. Son haftalarda o işletmeden kumpir yiyen diğer kişiler de hasta oluyor ve işletmeci hasta olanlara 1000 lira teklif ediyordu. Salmonella bebek, çocuk, yaşlı ve engelli kişilerde ölümcül olabiliyor.



İzmir'de yaşayan bir arkadaşım, ildeki hijyen durumunu bildiğinden, başka örnekler vermişti. İzmir'i bilenler için yazıyorum. Alsancak'ta bir mekan, kumpircilerin yeridir. Bu kişiler yıllardır orada ve ben de uzun yıllar bu civarda yaşadım. Birebir şahit olduğum şeyi anlatıyorum. Patatesler büyük torbalar içerisinde gelir. Bunlar yola indirilir ve dükkanın önüne araba park edemez. Sokakta, koruma olmadan duran bu torbalar, kedi ve köpeklerin gelip yatmasına, işemesine ve sürtünmesine neden olur. Yağmur yağar ve sokakta biriken yağmur suyu içerisinde beklerler. Özetle, pislik içerisinde beklerler. Sonra, bu dükkandan biri patates ihtiyacı olduğunda, su dolu bir kova ve fırça ile bu torbanın başına oturur, kumpirdeki toprakları suya daldırıp fırçayla temizler. O su zaten değişmez. İkinci patatesin ardından su da pislik içerisine girer. Amaç, toprağı temizlemek değil, patatesi temizlemektir. Ardından bu patatesler, kumpir fırınına girer. Yani, kediden köpeğe salmonella bulaşmış mıdır? İnanıyorum, bulaşmıştır.



Salmonella, kedi dışkısından geçebilir. Köpekler de insanlara salmonella bulaştırabilir. Başıboş köpek ve kediler, gıda maddelerine bakteri ve parazit geçirebilir. Açıkta duran ekmekler, sahipsiz kedi ve köpeklerin kakası ve çişiyle hastalık geçirebilir. Kadıncağızın ölüm nedeni, kedi-köpek kakasında bulunan salmonella olduğu anlaşıldı. Sokaktaki sözde can dost, ama can alan sahipsiz hayvanlardan geçen bir hastalık olan salmonella, bu kadının hayatına mal oldu. Ülke için %1'lik bir azınlık bile sayılmayacak kesim, para kazanacak, eğlenceleri yerine gelecek diye, bir yaşlı kadını, kedi-köpek kakasında bulunan bakteriden kaybettik.



Muhtemelen, işletme hijyen koşullarına dikkat etmiyor ve can dostu, başıboş sahipsiz kediyi mutfağında besliyor. Diğer ihtimal, sözde can dostu, özde can alan, başıboş sahipsiz kedi-köpekler, işletmenin kullandığı malzemelere, tarlada veya başka bir yerde kakalarını bulaştırıyor. Sonunda, bu kadıncağız vefat ediyor. Sokakta başıboş kedi-köpek istemek, bu şekilde felaket sonuçlara yol açan, vahşi ve gaddarca bir durumdur. Hem hayvanların refahı hem de insanların can güvencesi için, başıboş tüm kedi ve köpekler itlaf edilmelidir.



Başıboş kedi-köpek sorunu, artık kansere dönmüş bir hastalıktır. Kısırlaştırma, bu hastalığı şifalı çay içerek çözmeye çalışmaktır. Bir arkadaş, iyiniyetli, itlaf olmasın demiş. Hastanesinden, restoranına, plajından, evlerin ortak alanına, yani yer gök, başıboş köpek ve kedi kaynıyor ve hızla ürüyor. Bunları itlaf etmeden, nasıl sayısını azaltacaksın? Ayrıca, hadi ütopik bir şey oldu, 5 milyon köpeği ve 2-3 milyon kediyi barınağa koydun, bu hayvanlara bakma maliyeti ne biliyor musun? Senelik olarak, birkaç tane bakanlığın giderini geçiyor. İşte bu yüzden, çare itlaf diyoruz. Ayrıca, başıboş hayvanlar, sokaklarda refah içinde yaşamıyor ve özellikle köpekler, çocuk, kadın ve yaşlıları parçalıyor.

yorumlar

yorumlar (0)